Ömer Lütfi Mete'den ...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Bir dilber kalesinin burcunda;
Muhteşem belaya nazır,
Topuklarım boşluğun avcunda...
Derin yar adımı çağırır,
Kaldım parmaklarımın ucunda...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Bir gamzelik rüzgar yetecek;
Ha itti beni, ha itecek...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Civan hazır,
Divan hazır,
Ferman hazır,
Kurban hazır...
Güzelliğin zulme çaldığı sınır,
Başım döner, aklım bulanır...
El etmez...
Gel etmez...
Gözleri bir renk, bir davet,
Gülce uzak uzak dolanır...
Mecaz değil,maraz değil;
Gülce semavî bir afet...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Gülce bir beyaz sihir,
Canıma bedel bir haz,
Nur, nar ve nurdan bir zehir,
Gülce Araf’ta infaz...
Bir tek bakışıyla suyum ısınır,
Güzelliğin zulme çaldığı sınır...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Ben fakir, en hakir, bin taksir...
Cahil cesaretimi alem tanır;
Ateşten,
Kalleşten,
Mızrakla gürzden,
Dabbat’ül Arzdan,
Deccaldan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben;
Tir tir titriyorum Gülce’den,
Ödüm patlıyor Gülce’ye bakmaktan,
Nutkum tutuluyor,ürperiyorum...
Saniyeler gözlerimde birer can,
Her saniyede bir can veriyorum...
Uçurumun kenarındayım Hızır,
Bir dilber kalesinin burcunda;
Muhteşem belaya nazır,
Topuklarım boşluğun avcunda...
Derin yar adımı çağırır,
Kaldım parmaklarımın ucunda...
Biraz da şiir...
Gönderen z.burak güven zaman: 06:34
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
O şimdi asker diyelim mi :)
kimin dediğine bağlı sanırsam :)
Yorum Gönder